>>> Anasayfaya Dön

     Öğrencilerin Ruh Sağlığını Koruma ve Geliştirmeye Yönelik Sorumlulukları

    
Öğretmen bir insan olarak önce bütün tutarlı, tutarsız yanlarıyla kendini tanıyıp kabul etmeli ve insan ilişkilerinde beceri kazanmış olmalıdır. Çünkü artık günümüzde öğretmen, geleneksel eğitimdeki sınıfındaki bir grup öğrenciye belli bir disiplin içinde, belli bir konu alanıyla ilgili tutum ve beceriyi kazandırmaya çalışan kişi değildir. Kuşkusuz bir öğretmenin konusunun yapısal dokusunu ve yönetimini bilmesi, sınıfta uyulması gerekli kuralları koyması asla küçümsenemez, ancak öğretmenin öğrencilerin her birinin fizyolojik, psikolojik, sosyal ve zihinsel yönden gelişimlerini kolaylaştırıcı olabilmesi ve eğitimde bütünlüğü öngören esas amaca duyarlı bir kişiliğe sahip olabilmesi önemlidir. Bu da bir öğretmenin mesleğiyle ilgili bilgi ve becerilere sahip olmasının yanı sıra, bir insan olarak gelişip olgunlaşmasını ve insanlara olan ilişkilerinde daha duyarlı olmasını gerektirir.
     Öğretmenin kendi çelişkili ve tutarsız yanlarını görmemesi, öğrencilerin kusurlarına katlanması ve onları kabul etmesini güçleştirir.
     Öğretmenlerden beklenen en önemli görev, okulda ve sınıfta ruh sağlığını koruyucu ve geliştirici bir ortam yaratmasıdır. Bu her şeyden önce, öğretim faaliyetlerinde öğrenciyi merkeze almakla, onu kendine özgü beklentileri, gereksinimleri değerleri olan "biricik" bir varlık olarak görmek ve öğretimi tek tek öğrencilerin gereksinimlerine uyarlamakla gerçekleşebilir.
     Tüm insan ilişkilerinde bulunması gereken, insana saygı, "empatık anlayış, içtenlik bu üç koşul sınıfta öğretmen ve öğrenci ilişkilerini düzenleyen koşullardır. Bu koşulların yer aldığı eğitim ortamı daha insancı olan etkili bir öğrenme sağlamasının yanı sıra, öğrencilerin ruh sağlıklarını da korunmaya yönelik koşullardır.

      Öğretmen-Öğrenci ilişkilerinde Saygı

     Öğretmenlerin her öğrenciyi insan oluşu nedeniyle başlı başına bir değer olarak görme niteliğidir. Hiçbir koşula bağlı olmayan, insanı, insana özgü nitelikleriyle kabul etmedir. Öğretmenin öğrencinin davranışlarını yönlendirmemesi ona kendi kendisi olma hakkını tanımasıdır. Öğretmenin öğrencileriyle olan ilişkilerinde demokratik ölçüler -içinde onların haklarını gözetmesi, onlara bağımsız davranma ve bağımsız karar verme hakkı tanıması, onlara göstereceği saygının önemli ölçütleridir.

      Öğretmen-Öğrenci ilişkilerinde içtenlik ve Dürüstlük

     Öğretmenin öğrencileriyle olan, ilişkilerinde kendi gerçek duygularını yaşamasına dayanır. Öğretmen-öğrenci ilişkilerinde, insana saygı ilkesini tehlikeye düşünmeden doğru olan davranışı onaylaması, doğru olmayanı onaylamaması bu ilişkileri içtenliği ve dürüstlüğü için gereklidir.
     Bir öğretmenin dürüstlüğü konusunu, Rogers (Akt,Kılıççı, 1989) öğrencisiyle olan ilişkilerinde kendinde meydana gelen olumlu ve olumsuz duyguları onlarla paylaşabilme açıklığı olarak almaktadır. .Ancak, kendinde olumsuz duyguları uyandıranın, öğrenci olmaktan çok onun davranışları olduğunun belirtilmesinin de önemi üzerinde durmaktadır.

      Öğretmen-Öğrenci ilişkilerinde Empatik Anlayış

     Etkili ve insancı bir öğretmenin en önemli niteliklerinden birisi empatik anlayıştır. Bu çeşit anlayış, bir insanın objektifliğini kaybetmeden kendini diğer insanın yerine koyarak onun düşüncelerini ve duygularını kavrayabilmesidir. Bu öğretmenin kendini öğrencisinin yerine koyarak olaylara ve olgulara onun baktığı gözle bakabilmesini gerektirir. Empatik anlayışın bir sınıf ortamında yer alışı, öğretmenin öğrencisine bir insan olarak duyduğu saygıyı da güçlendirmektedir. (Kılıççı, 1989; Kuzgun, 1991).

>>> Anasayfaya Dön