>>> Anasayfaya Dön
TÜRKÇE
DERSİ VE KUBAŞIK ÖĞRENME YÖNTEMİ
Öğrencilerin etkileşim içinde oldukları öğrenme
ortamlarında bilişsel, duyuşsal, sosyal ve dil yetenekleri gelişmektedir.
Öğrenciler okuduklarını ve duyduklarını anlama için fırsatlara
gereksinim duyarlar (McGroarty,1993; akt. Dumas,2000). Kubaşık öğrenme
öğrencilerin birbirlerini dinleme, soru sorma, olayları sınıflama
gibi becerilerinin gelişmesi için doğal bir ortam sağlar. Dili anlama
ve üretmede, akranlarından geribildirim ve model alma yoluyla, öğrencilerin
öğrenme olanaklarını artırır. Kubaşık etkinliklerin kullanımı
ile bu becerilerin kazanımı için güçlü öğrenme fırsatları oluşturulmuş
olur. Kubaşık stratejiler dilin öğretiminde dilin girdi ve çıktılarını
uyarma yoluyla, geleneksel öğretimden daha etkili ortamlar oluşturur.
Etkileşim, akademik öğrenmelere ek olarak dilin öğrenilmesi için de
büyük önem taşımaktadır.
Demirel (1996) farklı araştırmacılar tarafından yapılan dil tanımlarının
ortak olan şu öğelerde birleştiğini belirtmektedir.
1. Dil bir sistemdir. Başka bir deyişle, dil belli kalıplara ve
kurallara uyar ve dilin kendine özgü belli bir kodlama sistemi vardır.
2. Dil seslerden oluşur. Her ses, değişken sembollerle belirtilmekte ve
her sesin bir anlamı bulunmaktadır.
3. Dil bir iletişim aracıdır. İnsanlar arasında en etkin iletişim
aracı dildir. Dilin kapsamına girmeyen sesler, jestler ve mimikler iletişimin
sağlanmasında önemli olmasına karşın bunlar dilin önemini hiçbir
zaman azaltmaz. Dilin insanlar arasında iletişim aracı olarak kullanılması
dilin toplumsal bir işleve sahip olduğunu ortaya, koyma rolünü de üstlenmektedir.
4.Dil bir düşünce aracıdır.
5.Dil, insanların oluşturduğu toplumlarda kullanılır. Her toplumun,
kendi bireyleri arasında iletişim kurmaları dil olgusuyla gerçekleşmektedir.
Sever'e göre de (1994) dil, düşünme ve iletişim aracıdır. Bunun yanında
insanlar arası ilişkilere bağlı toplumsal bir olgudur da. Çünkü,
duygu ve düşünceler dil aracılığıyla toplumsal etki sürecinin bir
ürünü durumuna gelebilir. O halde bir toplumun dili, o toplumdaki
bireylerin duygu ve düşünce evrenini de oluşturan bir araçtır. Bu
niteliği ile anadili bireyleri birbirine bağlayan, bir toplumu gelişi güzel
insan yığını olmaktan çıkaran, ulus haline getiren en önemli öğelerden
biridir (Kavcar ve Kantemir,1986).
Vardar (1980) anadili, "insanın içinde doğup büyüdüğü aile ya
da toplum çevresinde ilk öğrendiği dildir" (s.20) şeklinde tanımlamaktadır.
Çocuklar, Türkçe'yi evlerinde ve yakın çevrelerinde çok doğal koşullar
altında öğrenmeye başlarlar. Sözcüklerin yapıları ya da türleri,
cümledeki işlevleri ve öteki dilbilgisi kuralları üzerinde hemen
hemen hiç bilgileri yoktur. Bu durumda ilköğretime başlarlar. Çocukların
dil becerileri ilköğretimde, özellikle ilk sınıflarda, yine doğal
bir ortam içinde geliştirilmelidir. Onlara soyut, kuramsal ve çözümleyici
dil alıştırmaları yaptırmaktan kesinlikle kaçınılmalıdır. Öğrenciler,
Türkçe'yi, günlük insan ilişkilerinin bir aracı olarak, daha önce
ev ve çevrelerinde nasıl öğrenmeye başladılarsa ilköğretimde de
aynı biçimde öğrenmeyi sürdürmelidirler (Kavcar, Oğuzkan ve
Sever,1997).
Anadili öğretimi, özellikle ilköğretimde bütün derslerin temelini
oluşturur. Çünkü, anadilinde yetkinliğe ulaştıkça düşünce yapısı,
yorum gücü gelişen, duygu ve beğeni inceliği kazanan; ulusal ve
evrensel kültür birikimi algılamaya başlayarak kimliğini geliştiren
bir öğrenci, öteki dersleri de büyük ölçüde başaracaktır
(Sever,1997).
İlköğretim okullarında Türkçe öğretiminin amacı, Milli Eğitimin
genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak;
1. Öğrencilere, görüp izlediklerini, dinlediklerini, okuduklarını
tam ve doğru olarak anlama gücü kazandırmak,
2. Onlara, görüp izlediklerini, dinlediklerini,okuduklarını,
incelediklerini ve düşündüklerini, tasarladıklarını söz ya da yazı
ile doğru ve amaca uygun olarak anlatma beceri ve alışkanlığını
kazandırmak,
3. Öğrencilere Türk dilini sevdirmek, kuralları sezdirmek, onları, Türkçe'yi
gelişim süreci içinde bilinçle, özenle ve güvenle kullanmaya yöneltmek,
4. Onlara dinleme, okuma alışkanlık ve zevkini kazandırmak, estetik
duyguların gelişmesine yardımcı olmak,
5. Türlü etkinliklerle öğrencilerin sözcük dağarcığını zenginleştirmek,
6. Onların ulusal duygusunu ve ulusal coşkusunu güçlendirmede kendi
payına düşeni yapmak,
7. Sözlü ve yazılı Türk ve dünya ürünleri yoluyla, Türk kültürünü
tanıma ve kazanmalarında; Türk yurdunu ve ulusunu, doğayı, hayatı,
insanlığı, sevmelerinde yardımcı olmak,
8. Onlara, bilimsel, eleştirici, doğru, yapıcı ve yaratıcı düşünme
yollarını kazandırmada Türkçe dersinin payına düşeni gerçekleştirmektir
(Kocaoluk&Kocaoluk,2000, s.29).
Anadili öğretimin bütün aşamaları için saptanan amaçlar genel
olarak bireylere anlama ve anlatma ile ilgili dilsel beceri ve alışkanlıklarının
kazandırılmasında yöneliktir. Bu becerilerin kazandırılması ise
dinleme, konuşma, okuma ve yazma gibi dört ana etkinliğe dayanır
(Sever,1997). Bu etkinlikler arasındaki ilişki, bir şekille aşağıdaki
gibi gösterilebilir.
ANADİLİ
ÖĞRETİMİ
ANLAMA -----> Okuma --------> Dinleme
ANLATMA ------->Konuşma -------->Yazma
Bu etkinlikler anadili dersinin bir bilgi dersi olmaktan çok bir beceri
ve alışkanlık kazandırma dersi olduğu gerçeğini ortaya çıkarır
(Sever,1997). Bu görüşten hareketle dört temel dil becerisi şu şekilde
açıklanabilir.
Dinleme: İnsanlar tarafından kazanılan çoğu bilgi dinleyerek alınır.
Öğrencilerin birbirleriyle iletişim kurabilmeleri için yaratıcı ve
eleştirel olarak dinleme becerilerini geliştirmeye gereksinim vardır (Stone,1994).
Öğrencileri dinlediklerini anlamaya, ayırmaya, eleştirip değerlendirmeye
götürecek beceri ve alışkanlıkların kazandırılmasında anadili öğretimine
büyük sorumluluklar düşmektedir (Sever,1997). Kubaşık öğrenme öğrencilerin
dinleme becerilerinin gelişmesi için doğal bir araçtır (Stone,1994).
Konuşma: Sözlü anlatıma konuşma da diyoruz. Konuşma kişinin duygu
ve düşüncelerini sözle bildirmesidir. Konuşmasını bilen öğrenci,
soru soran, düşünen, düşündüren ve etkin olan öğrencidir. Konuşma
becerisi, ancak konuşmakla kazanılır. Konuşmamak; bir bakıma düşünmemek,
sonuç olarak sınıfın etkinliğine karışmamak, öğrenmemek demektir
(Kavcar, Oğuzkan ve Sever,1997).
Sınıfta hem formal hem de informal konuşma etkinlikleri olur. Bu
etkinlikler çocukların çalışmada etkili bir üye olma gibi
gereksinimleri ile ilgili becerileri geliştirmeye yol gösterir. Kubaşık
öğrenme, öğrencilerin konuşma becerilerini geliştiren doğal bir araçtır
(Stone,1994).
Okuma: Sever (1997)'e göre okuma etkinliği yazıdaki duygu ve düşüncelerin
kavranması, çözümlenmesi ve değerlendirilmesi gibi fizyolojik,
zihinsel ve ruhsal yönleri bulunan karmaşık bir süreçtir. Öğrenciler
okumayı okuyarak öğrenirler. Yazınla etkileşerek, öğrenciler okumak
için motive olabilirler ve okudukları zaman, ne okuduklarını kaçırmadan
(anlayarak) okumaları için gereken becerileri gelişir. Kubaşık öğrenme
yapıları öğrencilerin, konu ile önceki deneyimlerini ilişkilendirerek
onlara yardım edebilir ve onları okumaya hazırlamak için kullanılır.
Konu ile ilgili yorumlar yapabilir, okuduğunun çoğunu anlayabilir ve
okudukları konuyla ilgili sorulara yanıt verebilir.
Yazma: Stone (1994,s.4) yazmanın insanların düşüncelerini yazılı
forma aktarırken kullandıkları bir sistem olarak tanımlanabilecek bir
süreç olduğunu belirtmiştir. Sever de ((1997,s.21) benzer şekilde
yazmanın, duyduklarımızı, düşündüklerimizi, tasarladıklarımızı,
görüp yaşadıklarımızı yazı ile anlatmak olduğunu ifade etmiştir.
Yazmak, konuşma gibi başkalarıyla iletişim kurmanın, kendimizi
anlatmanın bir yoludur.
Kavcar, Oğuzkan ve Sever (1997), ülkemizin çeşitli sorunların ve
kirliliklerin yanı sıra bugün bir de 'dil kirliliği' içinde bulunduğunu
vurgularken, dil duyarlığı ve dil bilinci bakımından görülen
eksikliklerin, kültürün temel öğesi olan dilimiz için ciddi bir
tehlike olduğunu belirmektedirler.
İnsanların yaşamında anadilinin çok önemli bir yeri vardır.
Bireylerin başkalarıyla sağlıklı iletişim kurabilmeleri, eğitimleri
sırasındaki her türlü öğrenmeyi gerçekleştirebilmeleri, büyük ölçüde
anadilini etkili kullanmalarına bağlıdır. Anadilini etkili kullanma
da, ancak iyi bir anadili eğitiminden geçmekle mümkün olmaktadır (Kavcar,
Oğuzkan ve Sever,1997).
Dili doğru ve düzgün kullanma doğuştan gelen bir yetenek değil, doğrudan
doğruya eğitimle elde edilen bir beceridir. Beceri ise, elverişli
ortamda, uygulama ve deneyimlerle kazanılır. Ülkemizde Türkçe'nin öğretimi,
örgün eğitim içinde ilköğretimin ilk kademesinde başlamaktadır. İlköğretim,
ilk okuma ve yazma öğretimi ile temel dil becerileri olan dinleme, konuşma,
okuma, yazmanın temel düzeyde kazandırılmasının ve çocuklarda
anadili sevgisi ve bilincinin uyandırılmasının amaçlandığı ilk eğitim
basamağıdır. Bundan dolayı, ilköğretimde Türkçe öğretimi büyük
önem taşır (Kavcar, Oğuzkan ve Sever,1997).
Yapılan araştırmalar, anne-baba, öğretmen yakınmaları ve uzman görüşleri
ise, Türkçe öğretiminde büyük bir verimsizlik olduğu gerçeğinde
birleşmektedir. Öğretimdeki bu verimsizliğin giderilmesi; her şeyden
önce, öğrencilere Türkçe öğretiminin amaçlarına uygun davranışlar
kazandırılması ile olanaklıdır (Sever,1994). Davranışların her bir
bireye kazandırılmasında ise uygulanan öğretim yönteminin önemi büyüktür.
Bu nedenle bu çalışmada yaygın olarak Türkçe dersinde kullanılan
birleştirilmiş kubaşık okuma ve kompozisyon tekniği (BKOK), yapılandırılmamış
etkinlikler ve ikili denetimden söz edilecektir.
BİRLEŞTİRİLMİŞ
KUBAŞIK OKUMA VE KOMPOZİSYON (BKOK)
(BKOK) İlköğretimde okuma, yazmayı ve dil becerilerini öğretmek amacı
ile düzenlenmiş kapsamlı bir programdır (Açıkgöz, 1992,s.48). John
Hopkins Üniversitesi profesörlerinden Slavin ve meslek arkadaşları
tarafından geliştirilen BKOK programının temellerini kubaşık öğrenme
oluşturur. BKOK, okuma-anlamada doğrudan öğretiminin sağlanmasını
ve kompozisyon yazma tekniklerinin uygulanabilirliğini artıran bir yapı
sağlar (Yaman,1999,s.16).
BKOK tekniğinin içeriğini oluşturan unsurlar ise aşağıda maddeler
halinde verilmiştir:
1. Öğretmen Sunumu: Her zaman ilk olarak öğretmen temel bilgileri sınıfa
sunar.
2. Küme Çalışması: Öğrenciler dört ya da beş kişilik kümelerde
çalışır. Küme üyelerine öğretmen tarafından oldukça iyi düzenlenmiş
çalışma yaprakları ya da diğer pratik materyaller verilir. Çalışmanın
içeriğine bağlı olarak, öğrenciler seçenekleri birlikte
cevaplayabilir, cevapları üyelerin her biri birlikte kontrol edebilir ve
diğer kümelere iletebilirler. Diğer üyeler de kontrol eder ve böylece
çalışmalar sürer gider.
3. Değerlendirme: Öğrenciler dersin içeriğine bağlı olarak öğrendikleri
bilgi ya da becerileri, seçilen tekniğin özelliğine göre ya birlikte
ya da bireysel olarak değerlendirilirler.
4. Başarılı kümelerin belirlenmesi : Öğrencilerin puanlarının
bireysel ve küme değerlendirmeleri küme puan cetveline işlenir ve sonuçlar
toplanır. En yüksek puanı alan kümeye sertifika ya da farklı ödüller
verilir (Stevens, Madden, Slavin ve Farnish,1987;Akt. Yaman,1999).
Öğrenciler farklı düzeyde okuma hızına sahip, iyi ve kötü
okuyucular şeklinde düzenlenmiş kümelerde, çiftler halinde (yanında
ya da karşısında oturan arkadaşı ile) çalışırlar. Öğretmen ya
da başarılı bir öğrenci zayıf okuma grubu ile çalışırken, diğer
kümelerdeki öğrenciler ikili kümeler halinde çalışırlar. Öğretmen
ya da arkadaş desteği alınabilir. Tüm etkinliklerde:
a) Öğrenciler ilk olarak öğretmenin anlattığı konuyu dinler, sınıf
içi uygulamalara katılır, dönüt ya da pekiştireç verilir.
b) Daha sonra küme olarak çalışmalarını yaparlar. Bu çalışmalar
bir öykü yazma, eksik bırakılmış bir öyküyü tamamlama, sözcüklerin
anlamını bulma ve sözcükleri "küme sözcük dosyası" oluşturmak
amacıyla cümle içinde kullanma, eş kontrolü ile sesli okuma yapma,
okunulanı ya da dinlenileni anladığına yönelik çalışmalar şeklinde
olabilir.
c) Okuduklarını ya da dinlediklerini anlamalarına yönelik olarak
verilen çalışma yapraklarını önce tek başlarına daha sonra da karşılıklı
olarak kontrol ederek en son da küme olarak değerlendirmek üzere
yaparlar. Arkadaşlarının anlayıp anlamadığını kontrol etmek ve yapılacak
olan konu sınavına girip girmeyeceklerini belirlemek amacıyla birleştirme
testlerini alırlar.
d) Test sonuçlarına göre haftalık belirlenen değere ulaşan ya da geçen
grup ödüllendirilir. Değerlendirmeler gerekirse öğretmen tarafından
yapılabilir. Eklenmesi gereken değerler, gözlem sonuçları varsa,
bunları da küme puanına ekler. Öğrenciler, küme arkadaşları tam
hazır olduklarını belirtmedikleri sürece, konu ve final sınavına
giremezler.
BKOK'un içsel yapısını bireyleri çok iyi tanıma, kümeleri oluşturma,
kümeler arası iletişimi sağlama, içeriğe uygun materyalleri zamanlı
ve düzenli olarak kullanma, kümeleri destekleme, işbirliği ruhu aşılama,
küme ve bireysel değerlendirme esasları oluşturur. Bu aşamaları gerçekleştiren
temel unsur ise öğretmendir. Öğretmenin işinin ustası olması bu çalışmada
en önemli unsurdur. BKOK ilkeleri çerçevesinde başvurulan çalışmalardan
okuma (sesli-sessiz), anlama çalışmaları, sözcük bilgisi, çalışma
yaprakları ve birleştirme testlerini küme ya da bireysel olarak yapma,
kompozisyon yazma, dilbilgisi çalışmaları gibi başlıklar, usta bir
şekilde izlenmeli, düzenlenmeli, kaynaştırılmalıdır (Stevens,
Slavin,1995, s.20).
BKOK tekniğinin Türkçe dersinde okuduğunu anlamaya yönelik çalışma
basamakları aşağıdaki gibidir.
1. Öğretmen sunumu
2. Öğretmenin sesli okuması
3. Küme üyelerinin sessiz okuma çalışması ve bilinmeyen kelimelerin
altının çizilmesi
4. Kelime bulma ve cümlede kullanma çalışmaları
5. Küme üyelerinin sessiz okuması
6. Çalışma yapraklarının verilmesi.
7. Çalışma yaprağındaki 1. grup sorular bireysel olarak tamamlandıktan
sonra, karşısındaki arkadaşı ile, 2. grup soruların tamamlandıktan
sonra yanındaki ile kontrol edilip değerlendirilmesi. Doğru yanıtlar için
"1" yanlış yanıtlar için "0" verilmesi (Bir
kutucuktaki soruları doğru yanıtlandıramamış öğrenciler
belirlenir. Bu öğrenciler sınıf atmosferi bozulmadan ve diğer öğrencilerin
çalışmalarına engel olmadan ayrı bir grupta çalıştırılır).
8. Birleştirme testinin bireysel olarak uygulanması. Doğru yanıtlar için
"1" yanlış yanıtlar için "0" verilmesi. Eksik
tamamlama çalışmaları.
9. Konu sınavının bireysel olarak alınması. 10. Konu sınavı sonuçlarına
göre haftanın başarılı kümelerinin seçilmesi.
BKOK tekniğinin Türkçe dersinde dinlediğini anlamaya yönelik çalışma
basamakları aşağıdaki gibidir.
1. Öğretmen sunumu
2. Öğretmenin parçayı en çok iki defa okuması.
3. Öğretmeni dinlerken bilinmeyen kelimelerin yazılması.
4. Grup arkadaşlarıyla birlikte sözcüklerin anlamını sözlükten
bulup verilen kağıtlara yazma
5. Anlamı bulunan bu sözcükleri kümenin tüm elemanları isimlerini ve
sözcüğü belirterek cümle içinde kullanır.
6. Uygulamayı bitiren grup, öğretmenlerini çağırır ve okuduğunu
anlamaya yönelik çalışma yaprağını alır.
7. Çalışma yaprağındaki 1. grup sorular bireysel olarak tamamlandıktan
sonra, karşısındaki ile; 2. grup sorular tamamlandıktan sonra ise yanındaki
ile kontrol edilip değerlendirilmesi. Doğru yanıtlar için
"1" yanlış yanıtlar için "0" verilmesi. Eksik
tamamlama çalışmaları (Bir kutucuktaki soruları doğru yanıtlandıramamış
öğrenciler belirlenir. Bu öğrenciler sınıf atmosferi bozulmadan ve
diğer öğrencilerin çalışmalarına engel olmadan ayrı bir grupta çalıştırılır).
8. Birleştirme Testinin bireysel olarak uygulanması. Doğru yanıtlar için
"1" yanlış yanıtlar için "0" verilmesi. Eksik
tamamlama çalışmaları
9. Konu sınavının bireysel olarak uygulanması.
10. Konu sınavı sonuçlarına göre haftanın başarılı kümelerinin
seçilmesi.
YAPILANDIRILMAMIŞ
KUBAŞIK ÖĞRENME ETKİNLİKLERİ
Birlikte Çalışan Numaralandırılmış Öğrenciler
Öğrenciler arasındaki paylaşımın geliştirilmesi açısından
uygulaması kolay ve oldukça etkili etkinliklerden biridir. Bu etkinlikle
öğrencilerin hepsi konuya katılmak zorunda kalırlar. Konuya katılım
öğrenmeyi de beraberinde getirir.
Küme üyeleri öğretmenin sorduğu soruya yanıt verirken bu etkinliği
kullanabilirler. Bu etkinliğin uygulama aşamaları şunlardır:
1. Kümedeki her öğrenciye bir numara verilir (dört kişilik kümeler
oluşturmuşsak 1'den 4'e kadar numaralar).
2. Sınıfa bir soru sorulur (Okunan öykünün baş karakteri kimdir?
gibi).
3. Öğrencilerin küme içinde tartışarak doğru yanıtı bulmaları
istenir. Sorunun yanıtının kümedeki herkes tarafından bilinmesi
gerektiği söylenir. Yanıtları paylaşmaları konusunda öğrenciler
uyarılır. 4. Sürenin bitiminde, bir numara söylenir.
5. Söylenen numaradaki öğrencilerin ellerini kaldırmaları istenir.
6. Bir öğrenciye söz hakkı verilir. Aynı numaralı diğer öğrencilere
de söylenen yanıtın doğru olup olmadığını, doğru ise nedenini
yanlış ise nedenini açıklarlar.
İç-Dış Çemberler
1. Öğrenciler içli-dışlı iki daire oluşturur.
2. Öğrencilere bir tarafında soru bir tarafında yanıt olan kartlar
verilir. Her öğrenciye bir kart verilecektir.
3. Dıştaki çemberde bulunan öğrenciler iç halkadan bir eş seçerler.
4. Öğretmenin işaretiyle dış çemberde olan öğrenci iç çemberdeki
öğrenciden soruyu dinler ve yanıtlamaya çalışır.
5. Öğrenciye düşünme süresi verilir. Yanıtlayamaz ise yanıt gösterilir.
Süreç bu şekilde devam eder. Çemberler döner ve başka sorular başka
başka eşlerle yapılabilir.
6. Bu çalışmada; öğrenciler kaç soruyu doğru bildiklerini
hesaplamalı ve öğretmen de bu çalışmayı gözlemelidir.
Bu çalışma şu konuların işlenişinde kullanılabilir:
Birbirlerine bilmece sorabilirler.
Kelimelerin eş anlamlısı veya zıt anlamlısına ilişkin alıştırmalarda.
Kelimelerin hecelenişinde.
Yeni kelimelerin anlamlarını öğretirken veya kelimeleri cümle içinde
kullanırken vs.
Eşli Okuma
Okuma parçasının tüm öğrenciler tarafından okunması ve anlaşılması
için eşli okuma gerçekleştirilir. İki öğrenci okuyacakları parçanın
uzunluğuna paralel olarak sıra ile cümle, paragraf ve ya sayfaları
birlikte okurlar. 1. Kümedeki öğrenciler ikili olurlar.
2. Okuma parçasını biri okurken diğeri dinler ve okuma hatası olup
olmadığını söyler. Roller değişerek aynı çalışma yapılır ( Bu
çalışma dinlediğini anlama çalışması içinde yapılabilir).
Grup Tartışmaları
Grup tartışmaları boyunca öğrenciler diğerlerinin ne söylediğini
anlama ve karşılık verme, açıklama becerileri onları dikkatlice
dinlemeye cesaretlendirir. Grup tartışması sırasında, öğrenciler
dinler ve kümedekilerin yorumlarına yanıt verir. Grup tartışmalarının
konuları, bir karakter hakkındaki düşünceler olabileceği gibi bir öykünün
sonraki bölümünde ne olacağını tartışma da olabilir.
Dönerli Görüş Paylaşımı (Roundrobin veya roundtable)
1. Öğrencilere numara verilir.
2. Soru ya da konu açıklanır.
3. Öğrencilerin görüşlerini ortak verilen materyal üzerine sırayla
yazmaları ve paylaşmaları sağlanır.
4. Bu çalışma amaca göre, kümece ya da sınıfça yapılabilir.
Bu etkinlik boyunca, öğrenciler arkadaşlarını dikkatlice dinlemek
zorundadırlar. Böylece arkadaşlarının söylediklerini tekrarlamazlar.
Örneğin bir öykü oluştururken, her bir öğrencinin bir ya da iki cümle
eklemesini gerektirir. Bu da kümedeki her öğrencinin konuşmasını
gerektirir. Öykü tamamen öğrencilerin kendilerinin oluşturduğu bir
şey olabilir. Veya öğretmen seçtiği bir konuyla ilgili yönergeler
verebilir.
Çalışmaya başlanılan konuyla ilgili önceki deneyimlerini paylaşabilirler.
Konu ile ilgili sınırlı deneyime sahiplerse diğer küme üyelerinin
verdiği tepkilerle zenginleştirebilirler. Örneğin, eğer öğrencilerle
arkadaşlık konusu ile ilgili bir okuma parçası işlenecekse, öğrencilerin
bu konudaki fikirlerini keşfetmek üzere, dönerli görüş paylaşımı
ile arkadaş kelimesi hakkında ne düşündüklerine ilişkin birer
kelime söyleyebilirler.
Üç Adımlı Görüşme
1. Kümedeki öğrenciler ikili eş olurlar.
2. Verilen konu veya sorulan soruya ilişkin görüşürler.
3. Bir öğrenci görüşmeci diğeri ise görüşülen olur.
4. Daha sonra rolleri değişirler.
5. Dönerli görüş paylaşımı ile yanıtlarını küme arkadaşları
ile paylaşırlar. Diğer kümelerle de görüşebilirler.
Üç adımlı görüşme de, öğrencilerin eşlerinin ne söylediğini
iyi dinlemesi gerekir. Sorular sorarak etkileşim kurması ve eşlerinin
ne dediğini gruba açıklaması gerekir. Bunun için de arkadaşlarını
iyi dinlemeleri ve söyleyeceklerini açıkça ifade etmeleri gerekir.
Düşün-Eşleş-Paylaş
Çocuklara konuşmadan önce biraz düşünmeleri için zaman vermek çok
önemlidir. Bu çalışma öğrencilere düşünmeleri için zaman verir.
Paylaşım ilk önce bir arkadaşlarıyla gerçekleşir. Daha sonra tüm sınıf
paylaşımına katılırlar. Örneğin, bir öyküyü okuma esnasında, öğretmen
öğrencilerin daha sonra ne olacağı konusundaki fikirlerini almak için
okumayı durdurabilir. Öğrenciler ilkin bununla ilgili bireysel olarak düşünürler.
Bir arkadaşlarıyla eşleşip, düşüncelerini paylaşabilirler. Daha
sonra da onları tüm sınıfla paylaşırlar.
Öğrencilere okuduğunu anlamada başarılı olmalarına yardımcı olan
önemli yollardan biri, onlara örneğin yorumun ve saptamanın nasıl
olacağını göstermektir. Öğrenciler okumaya başlamadan önce, kitabın
kapağını ve ya resmini tartışmalıdırlar. Öğretmenlerin kitabın
ne hakkında olabileceği konusunda öğrencilerin fikirlerini almak için
konuşmalarını sağlaması gerekmektedir. Bunun için öncelikle
bireysel düşünmeleri gerekmektedir. Daha sonra hemen bir arkadaşlarıyla
paylaşmalarını istenir. Hızlı bir şekilde öğrencilerden farklı
yorumlar alınır ve öyküyü okuduktan sonra karşılaştırabilmek için
kaydedilir. Öyküyü okurken farklı zamanlarda durarak daha sonra ne
olacağı konusunda öğrencilerin yorumları alınabilir
Karış-Dön-Eşleş
Bu etkinliğin uygulama aşamaları şunlardır:
1. Öğrenciler sınıfta rasgele dolaşır.
2. Öğretmen "Durun" der.
3. Öğrenciler eşleşir.
4. Öğretmen konuyu açıklar.
5. Öğrenciler eşleştikleri arkadaşları ile konuyu tartışırlar.
Öğrenciler eşleşir ve kol kola girerler. Öğrencilerin farklı farklı
arkadaşları ile eşleşmelerine dikkat etmek gerekir. Kümeler oluştuktan
sonra, işlenen konuyu tekrar etme amacıyla soru sorulur. Bu etkinlikte
üst düzeyde düşünme gerektiren soru sorulmamalıdır.
Bu çalışma bir okuma parçasını okumadan önce o konu ile ilgili çocukların
düşüncelerini ifade etmeleri için kullanılabilir. Ve ya öğretmenlerin
öğrencilerin tartışmaları gerektiğini bir konuda da uygulanabilir.
Soru sorulduktan sonra öğrencilere belli bir düşünme süresi verilir.
Daha sonra düşüncelerini arkadaşları ile tartışmaları istenir.
Tartışmayı bitiren öğrencilerin sessizce beklemeleri söylenir.
Gerekiyorsa görüşler sınıfça tartışılır. Herkes doğru yanıta
ulaşmışsa diğer soruya geçilebilir.
Köşeler
Bu etkinlikle öğrenciler tahminlerde bulunmayı, tercih belirlemeyi,
soruları yanıtlamayı, bir çalışma başlığı seçmeyi, kendi seçimlerini
test etmeyi ve düşüncelerini açıklamayı öğrenirler.
Bu etkinliğin uygulama aşamaları şunlardır:
1. Öğretmen dört seçenekli bir soru sorar.
2. Köşeleri sınıfa duyurur.
3. Öğrenciler soruya yanıt olabileceğini düşündükleri seçimlerini
yazarlar.
4. Seçimlerine uygun köşeye giderler.
5. Eşleşir ve yanıtlarını tartışırlar.
Kısaca; bu etkinlikte öğretmen dört seçeneği olan bir soru sorar. Bu
seçeneklere göre sınıfta köşeler belirler. Her öğrenci kendisine
en uygun yanıtı yazar ve yanıtına uygun köşeye gider. Aynı köşede
toplanan öğrenciler eşleşir ve yanıtı tartışırlar. Öğrencilere
soru sorduktan sonra hangi köşenin hangi seçeneği temsil ettiğini öğretmen
o köşelere resimler ya da renkli kartlar kullanarak belirtmeli. Öğrenciler
yanıtlarını yazmalı, yazamayan var ise yanıtı ilgili resim çizmeli,
yazma işlemi bittikten sonra öğrencilerden sessizce köşelerine
gitmeleri istenmeli, köşelere gidildikten sonra ikişerli gruplarda
problemin yanıtını tartışmalarını isteyin, burada özellikle farklı
öğrencilerin bir araya gelerek tartışmaların sağlayın. Herkesin eşitlendiğinden
emin olduktan sonra neden öyle bir sonuca ulaştıklarını ya da başka
önerileri olup olmadığına karar vermelerini söyleyin.
Köşeler etkinliği sırasında öğrenciler yapmak durumunda oldukları
bir tercih hakkında, düşünce ve duygularını paylaşma fırsatına
sahip olurlar. İlk aşamada benzer duygu ve düşünceye sahip arkadaşları
ile paylaşırlar. Daha sonra öğrenciler, diğerlerinin ne düşündüğünü
ve hissettiğini duyarlar ki, bu onlara bireysel farklılıklara değer
verme ve kabul etme olanağı tanır. Örneğin, bir öykü okunduktan
sonra, öğrenciler öyküde en sevdikleri karakterlere göre oluşturulacak
dört köşeden birini tercih ederler. O karakteri tercih nedenini, aynı
karakteri seçen diğer arkadaşlarıyla tartışır. Daha sonra diğer köşelerdeki
arkadaşlarıyla duygu ve düşüncelerini paylaşırlar.
Değer Çizgileri
Öğrencilerin herhangi bir konu ile ilgili görüşlerini belirlemek
istediğimizde kullanabileceğimiz bir yapıdır. Öğretmen dersle ilgili
bir konuyu ortaya atar ve öğrencilerin görüşlerine göre guruplara
ayrılmalarını ister.
Örneğin; Bir gün aya gitmek ister misiniz? İsterim diyenler bir
tarafa, istemem diyenler bir tarafa, kararsız kalanlar çizginin ortasına
gelir. Çizgiyi büktüğümüzde karşılıklı gelenler konu ile ilgili
görüşlerini tartışırlar.
Bu etkinlik sırasında bir öyküde geçen bir karakterin söylediği bir
cümle olabileceği gibi, herhangi bir konuya ilişkin herhangi bir cümle
içinde kullanılabilir:
Arkadaşlarım aynı benim gibidir.
Kardeşlerimle çok güzel oyunlar oynarız.
Çizgi film izlemekten çok büyük keyif alırım.
Kitap okumayı çok seviyorum, vs.
Takım Görüşmesi
Öğrencilere okudukları yazının bir parçasına aktif olarak yanıt
vermesine yardım etmek için, karakterlerin rollerini alarak, bunun hakkında
fikirlerini görüşebilirler. Her bir küme üyesi hangi rolü alacağına
karar verdikten sonra, kümenin ortasındaki 'sıcak sandalye' ye oturur.
Diğer küme üyelerinin karakterle ilgili sordukları sorulara yanıt
verirler.
İKİLİ
DENETİM TEKNİĞİ
Bu teknikte öğrenciler, dörder kişilik kümelerde, önce ikişerli
olarak ve birbirlerini denetleyerek çalışma yapraklarındaki soruları
yanıtlamaktadırlar. Çalışma yapraklarındaki sorular yanıtlandıktan
sonra, karşılıklı ikişer alt kümeler birbirlerinin yanıtlarını
karşılaştırmaktadırlar. Öğrenciler hem ikişerli çalışırken,
hem de ikişerli alt kümeler birbirlerinin yanıtlarını karşılaştırırken
ikili denetim söz konusu olmaktadır.
Bu tekniğin uygulama aşamaları aşağıdaki gibidir:
1. Öğretmen sunumu
2. Çalışma yapraklarının verilmesi
3. Konu sınavı
(İlköğretim müfettişlerine 2000 yılında
Isparta'da verilen seminerden)
>>> Anasayfaya Dön